Gündüz Kuşağı Tarifleri

Doğal tarifler, güzellik, beslenme, sağlıklı yaşam önerileri. Gündüz kuşağı programlarında kalem-kağıt yetiştiremediklerinizi buradan yakalayın :)

Güzellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güzellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster



Bir diş sarımsak
Badem yağı
Doğum kontrol hapı

Sarımsağı havanda biraz dövün, içine bir tane doğum kontrol hapını atıp çok az badem yağı ekleyin ve hepsini ezin. Badem yağını ekleyince sarımsak ve hap daha kolay eziliyor. Eczacı doğum kontrol hapı için hangi markayı istediğimi sorunca kaşlarıma süreceğimi söyledim, ona göre bir marka verdi. Ancak draje biçiminde, ezilmesi biraz zor oluyor, tablet olanları var mı bilmiyorum ama eğer varsa tablet olarak alın dövülmesi daha kolay olur. Hap tam olarak erimeyecek, sarımsak da parça parça kalacak zaten. Kulak temizleme çubuğu yardımıyla sürebilirsiniz, sarımsak ve hap parçalarını da elinizle sürebilirsiniz. Bu şekilde kaş dipleriniz biraz yanana kadar sarımsağı iyice bastırarak sürün.

1-2 hafta boyunca her gece sürüp, sonra 3 hafta kadar ara vermekte fayda var.

Bu tarifi kuaförde öğrenmiştim :). Yanlış alındığı için kaşımda kel kalmış ufak bir nokta vardı, orada kaş çıkmıyordu. Bu karışımı uyguladıktan sonra o bölge tel tel kaş dolmadı ama o kellik de kapandı. Ayrıca kaşlarımın tamamı da çok cılız ve cansızdı, gürleştiler ve kalınlaştılar. Uzmanlar doğum kontrol hapının işe yaramayacağını söylüyor ama ben bu şekilde denedim ve gözle görülür bir biçimde etkili oldu. Sürmeyi alışkanlık haline getirmeniz gerekiyor, bir de kokuya alışmalısınız. Ben gece yatmadan önce sürüp sabah da yıkıyordum, ama düzene oturtana kadar bir gece sürsem ertesi gece unutuyordum, sonraki gece çok uykum geldiği için zor geliyordu. İnat ederseniz bir süre sonra alışıyorsunuz ve devam edebiliyorsunuz. Ben her gece uygulayabilmeye başladıktan sonra 1 hafta kadar sürdüm, sonra yine unutmaya başladım. Bir hafta içinde etkisini çok fazla gözlemleyemedim ama bıraktıktan birkaç hafta sonra ben de çevremdekiler de farkı görmeye başladık. İşe yaramıyor diye bir iki gün uygulayıp bırakmayın, sabırlı olun :).





1 çay kaşığı Hint yağı
1 çay kaşığı fındık yağı
1 çay kaşığı soya yağı

Bu üç yağı karıştırıyoruz, ben alışkanlık olarak tatlı badem yağı da ekliyorum :). Kulak temizleme çubuğu yardımıyla diplerinden uçlara doğru kirpiklerimize sürüyoruz. Eski bir rimel fırçasını çok iyi yıkayarak bununla da uygulayabilirsiniz.




1 yemek kaşığı gliserin
1 çay kaşığı papatya yağı
1 çay kaşığı aloe vera yağı
1 çay kaşığı (biraz daha az da olabilir) karabiber yağı

Bu karışım için gliserin bazımız olacak, önce gliserini ufak bir kaba koyuyoruz. Üzerine aloe vera, papatya ve karabiber yağını ekliyoruz. Karışım biraz fazla oluyor yani birkaç kere kullanınca bitecek miktarda değil. Ben Gratis'ten bu minik kaplardan aldım, onların içine koydum, bir tanesi tam doluyor biri de yarım. Ama çantanızda taşıyacaksınız streç film ile sarmakta fayda var, çünkü ne kadar sıkı da kapatsanız etrafında yağlı bir katman oluyor.

  
Karabiber yağını bir çay kaşığı olarak eklediğimde dudaklarımı çok yaktı ve canımı acıttı. Bu yüzden 3/4 çay kaşığı kadar ekliyorum, siz de önce yarım çay kaşığı ekleyip etkisine göre bir kaç damla daha ekleyebilirsiniz. Miktarı cildinizin hassaslığına göre ayarlamanızda fayda var. Karabiber yağını fazla kaçırırsanız ve canınız yanarsa elinizdeki karışımı hemen atmayın, bir iki gün bekledikten sonra tekrar deneyin. Çünkü karabiber yağı uçuyor, bu nedenle zaten kullandıkça sakladığınız karışıma yine eklemeniz gerekecek.

Bu tarif uzun süreli bir etki yaratmıyor, yani öyle dolgu yaptırmışsınız gibi bir etki beklemeyin. Karabiber yağının kan dolaşımını hızlandırıcı etkisiyle anlık bir şişkinlik sağlıyor, gliserin sayesinde de dudakların üzerinde bir tabaka kaplanmış gibi oluyor ve böylece daha dolgun görünüyor. Birkaç farklı markanın dudak dolgunlaştıran parlatıcılarından kullanmıştım, onlar kadar etkili. Aloe vera ve papatya yağını da çatlak dudakları pürüzsüzleştirmesi ve parlaklık vermesi için ekliyoruz, böylece dolgunlaştırmanın yanı sıra iyileştirici etki de sağlamış oluyor.

Bu karışımı sürdükten sonra üzerine ruj ya da dudak parlatıcısı kullanmadım hiç. Ruju bozar mı ya da parlatıcı ile karışınca alerji yapar mı emin değilim. Üzerine birşey süreceksiniz de önce dudak kenarında denemekte fayda var.

Gerekenler:
3-4 damla limon suyu
1 paket yaş maya
2-3 tatlı kaşığı su
Tülbent veya gazlı bez
Havlu
Sıcak su
Buz
Masaj için susam veya zeytin yağı

Detaylı tarif (özet en altta):

Aslında birçok farklı maya maskesi tarifi var. Kuru ya da yaş maya kullanarak, su, soda veya süt ile karıştırarak farklı versiyonlar uygulamak mümkün. Farklı tarifleri de deneyip paylaşacağım, şimdilik bu yazıda Şems Arslan’ın tarifini bulabilirsiniz.

Beş ayda üç kez uyguladım bu maskeyi. Her ay uygulanabilir ama ben gerçekten artık yapmam gerektiğini hissettiğim zaman uyguluyorum, bir kere yaptıktan sonra inanın ne demek istediğimi anlayacaksınız :). Gerçekten çok etkili. Uyguladığınız anda bile farkı hissediyorsunuz. Cilde gerginlik, parlaklık ve canlılık veriyor. Zaten ana mantık mayayı oluşturan bakterilerin cildimize de iyi gelmesi. Uzun vadeli etkileri konusunda ise çok bir şey söyleyemeyeceğim, cildimin canlandığı yüzüme renk geldiği kesin ancak bunu sadece maya maskesine de bağlayamam tabi ki :).

Uygulama sadece yüzünüze maskeyi sürüp yıkamayı içermiyor, biraz uzun bir ritüeli var. Şems Arslan’ın Doktorum programında detaylı olarak anlattığı videoyu buradan izleyebilirsiniz. Eğer bu kadar vaktiniz yoksa sadece maskeyi uygulayıp 20 dakika - yarım saat kadar bekleyip yıkayabilirsiniz de, o zaman da farkı hissedeceğiniz bir sonuç alacaksınız.

Gelelim tarife. Öncelikle peeling yapmanız iyi olacaktır. Linkteki tarifle türk kahvesi ile peeling yapabilirsiniz. Kahveyi yıkadıktan sonra cildi tamamen arındırmak için 3 kaşık kadar suya 3-4 damla limon sıkacağız. Bunu pamuğa dökerek yüzünüzü güzelce silin. Maskenin etkili olması ve cilde iyice nüfuz etmesi için yüzümüzün kirden arınmış, gözeneklerin ise açılmış olması önemli.



Cildi hazırladıktan sonra artık maskeyi hazırlayıp uygulayabiliriz. Programda Şems Arslan yarım çay bardağı su ile hazırlıyor ancak ben böyle yaptığımda çok sulu oldu ve süremedim, yüzümden aktı gitti. Bu nedenle suyu yavaş yavaş ekliyorum ve toplamda yaklaşık 2 tatlı kaşığı kullanıyorum. Bir paket mayayı ufak bir kaseye alın, üzerine 1 tatlı kaşığı su ekleyip karıştırın sonra bir tatlı kaşığı su daha ekleyin ve iyice karıştırın. Rahat uygulamanız için cıvık bir macun kıvamında olması yeterli, bu kıvamı elde edene kadar biraz daha su ekleyebilirsiniz.




Sonra yüzünüze sürün, ben dondurma çubuğu ile sürüyorum çokrahat oluyor :). Göz altına, göz kapaklarına sürmenizde sakınca yok, boynunuzu ve dekolte bölgesini de unutmayın, sıkılaşmaya en çok ihtiyacı olan bölgelerden sonuçta :).


Sürdükten sonra yüzünüze bir tülbent ya da gazlı bez örtün. Ben tülbente gözler ve burun için birer delik açtım, bunu kullanıyorum. Burun kısmını tamamen kesmeyin, burnunuzu örtsün, sadece rahat nefes almak için bir delik yeterli. Gazlı bezlerle alnınızı, burun, yanaklar ve dekolteyi de kaplayabilirsiniz, böylece hiçbir yere delik açmanıza gerek kalmaz.

Yanınıza sıcak su koyduğunuz bir tas ve bir havlu alın, uzanın ve sıcak su ile ıslattığınız havluyu yüzünüze kapatın. 7-8 kere burundan nefes alıp ağızdan verin ve havluyu bir daha ıslatarak sıcaklığı tazeleyin. Toplam 20 dakika kadar sürecek, 5 kez havluyu ıslatıp yüzünüze koyun. İki kişi birlikte de yapabilirsiniz, biz annemle beraber yapıyoruz o bana havlu koyuyor ben ona :). Bakım gününü arkadaşlarınızla, anneniz/kızınız ya da kuzenlerle eğlenceli bir aktiviteye de dönüştürebilirsiniz.

Havlu seansı bittikten sonra yüzünüzdeki her şeyi (havlu, tülbent vs) çıkarıp atın ve yüzünüzü ılık su ile yıkayın. Bir parça buz alıp dairesel hareketlerle cildinize masaj yapın. Yüzünüz iyice soğuduktan sonra ellerinizi ısıtın ve susam yağı veya zeytin yağı sürerek bu sefer ellerinizle masaj yapın. Bu masajı kendi kendine yapmak çok ergonomik değil, bu yüzden iki kişi olursanız daha iyi oluyor. Ellerinizi alından buruna doğru çekin, yumruk yapıp parmaklarınızı gezdirin. İkinci yol olarak da çene altından kulak arkasına doğru çekin. Bu masaj kan dolaşımınızı hızlandıracak, böylece hem maskenin daha etkili olmasını, hem de cildinizin daha gergin olmasını sağlayacak.

Masajdan sonra ise yapacağınız tek şey aynaya bakıp farkı hissetmek. Yalnız cildinizdeki değil hislerinizdeki farkı da hissedeceksiniz. Fazla para harcamadan evde kendinize etkili bir bakım uygulayabilmek, en önemlisi kendinize vakit ayırmak çok önemli ve çok çok değerli. Hele bir de yanınızda biri daha varsa birlikte uygularken kıkırdamalar ve gülüşmelerin eksik olmayacağı bu tarif gününüzü renklendirecek. Kendinizi sevin, kendinize vakit ayırın.

 Mutlu Günler!


Özet Tarif:
1)    Peeling yaparak cildinizi arındırın.
2)    3 tatlı kaşığı suya 3-4 damla limon sıkarak pamuk yardımı ile yüzünüzü silin.
3)    1 paket mayayı karıştırarak yavaş yavaş  2-3 tatlı kaşığı su ekleyin. Cıvık bir macun kıvamındayken tüm yüzünüze, boyun ve dekolte bölgenize sürün.
4)    Yüzünüzü tülbent ya da gazlı bez ile kapatıp, üzerine sıcak su ile ıslattığını havluyu örtün. 7-8 kere burundan nefes alıp ağızdan verin ve havluyu tekrar ıslatın. Bu şekilde toplamda 5 kez havluyu tekrar ıslatıp yüzünüze koyun.
5)    Yüzünüzü yıkayın.
6)    Buz ile dairesel hareketlerle masaj yapın.
7)    Ellerinizi ısıtıp çok az susam veya zeytin yağı sürerek yüzünüze masaj yapın.





Herhalde en son kalan bendim :). Alerjim olduğu için yüzüme farklı şeyler denemekten kaçınıyorum. Ancak kahve peelinginden çok memnun kaldım. 3 aydır kullanıyorum, düzenli aralıklarla değil, cildimi ne zaman pürüzlü hissedersem o zaman yapıyorum, hiçbir alerjik reaksiyon göstermedi.

Ben kuru kahve ile yapıyorum, ancak kahve telvelerini biriktirip buzdolabında saklayarak da ihtiyacınız olduğunda kullanabilirsiniz. Telve ile uygulayınca aynı etkiyi yaratmıyor bence, kuru kahve daha iyi bir arınma sağlıyor, telveyi ise ellerime uyguluyorum :).

Kahveyi sadece su ile biraz ıslatıp da uygulayabilirsiniz, dilerseniz jojoba, papatya, portakal/limon yağlarından çok az da damlatabilirsiniz. Yağlı bir cilde sahipseniz 1-2 damla yağ kullanmanız yeterli olacaktır. Yüzümde sivilce veya sivilce izleri olduğu zaman aloe vera (sarısabır) yağı damlatıyorum, iyileştirici etkisi etkili oluyor.

Tarif çok basit:
2 tatlı kaşığı kuru türk kahvesi
4-5 damla yağ
(jojoba yağı - iltihabı kurutur, akne tedavisinde etkilidir, cildin nem dengesinin düzenlenmesine yardımcı olur.
portakal/limon yağı - cildi sıkılaştırır.
aloe vera yağı - antibakteriyeldir, yaraların iyileşmesini hızlandırır.)
3 tatlı kaşığı su

Kahveye önce yağları damlatıp karıştırın. Peeling yaptıktan sonraki hisse göre yağı azaltabilir veya birkaç damla arttırabilirsiniz. Daha fazla damlattığımda cildimde hafif yağlı bir tabaka bırakıyor ve bu hoşuma gitmiyor bu nedenle 4 damlayı geçmiyorum.

Sonra suyu birer kaşık birer kaşık ekleyip karıştırın. Telve gibi sulu olmasın, resimdeki gibi macun kıvamı iyi oluyor. Sonra cildinize ovalayarak uygulayın, maske gibi yüzde kalıyor bir süre böyle bekletebilirsiniz de.


Sonrasında yıkayın ve pürüzsüzlüğü hissedin :)



Aktardan alarak kullandığımız yağlar bitkilerin meyvelerinden ya da tohumlarından soğuk pres yöntemiyle elde ediliyor. Isı, ürünlerin kimyasal özelliklerini değiştirebileceği için ısıl işleme tabi tutulmadan soğuk olarak presleniyor ve böylece yağları elde edilip filtrelenerek şişeleniyor.

Ancak acı biber yağını bulmak zor olabiliyor, bütün aktarlarda bulunmuyor. Ben masaj yağı tarifi için ararken Eminönü'nden bulabildim. Şems Arslan bu tarifi saç diplerine sürmek için veriyor, aynı zamanda yiyerek de tüketebileceğimizi belirtiyor. Zeytin yağı yerine salatalarınıza ekleyebilirsiniz. Hatta diğer tariflerdeki acı biber yağı yerine de kullanabilirsiniz.

Acı biber dolaşıma iyi geliyor, kan akışını hızlandırıyor. Saç derisindeki kılcal damarlarda da aynı etkiyi gösterdiği için saç dökülmesinin önlenmesinde de etkili. Aynı şekilde karın ve bacak bölgesine uygulandığında selülit ve bölgesel yağların çözülmesine yardımcı oluyor.

Gelelim nasıl yapacağımıza. Bir kavanoza 500gr sızma zeytin yağı ekleyin. Yarısına kadar acı pul biber ile doldurun.


 Yağların bozulmaması için ışıktan uzakta saklanması önemli, bu nedenle aldığımız yağlar da hep bal rengi şişeler de satılıyor. Ben evde boş bir Nestle Coffee-Mate kavanozu buldum, hala bu cam kavanozlardan var mı bilmiyorum sanırım artık plastik kutularda satılıyor. Bal rengi bir kavanoz bulamazsanız şeffaf kavanozun etrafını siyah çöp posetiyle de kaplayabilirsiniz.







Ağzını kapattığınız kavanozu karanlık bir yerde kullanmadığınız bir dolap ya da çekmecenin içine ya da yatağınızın bazasının içine koyun. 1 hafta beklettikten sonra kullanabilirsiniz. 1 hafta sonra elde ettiğim yağın fotoğrafını da ekleyeceğim :)

Güncelleme:
 Kavanozu unuttuğum için 1 haftadan fazla bekledi :). 10 gün sonra resimdeki kırmızı-turuncu renkteki yağı elde etmiş oldum. Tadına da baktım, hafif acımsı bir tadı var, salatalarınıza yağ olarak da kullanabilirsiniz.


Açtığımda pul biberler kavanozun dibine çökmüş ve yapışmıştı. Bu yüzden 1-2 günde bir kavanozu ters çevirip biberlerin yağ ile daha iyi karışmasını sağlamanızda fayda var.

1 tatlı kaşığı susam yağı
8-9 damla kekik yağı
1 kahve kaşığı portakal yağı
1 kahve kaşığından daha az acı biber yağı
8-9 damla biberiye yağı

Diğer yağlar uçucu olduğu için susam yağı baz olacak, bu nedenle önce susam yağını ufak bir kaba ekliyoruz.
Üzerine 8-9 damla kekik yağı, 1 kahve kaşığı portakal yağı ekliyoruz. Portakal yağı selülitlere iyi geliyor, dilerseniz limon yağı da koyabilirsiniz. 8-9 damla biberiye yağı ekliyoruz, bu da dolaşımı hızlandırıyor.

Acı biber yağı o bölgenin ısınıp kızışmasını ve böylece hem bölgesel yağların daha kolay yakılmasını hem de selülitin çözülmesini sağlayacak. Yanma hissi oluşturacağı için ilk denemenizde 1 kahve kaşığından biraz daha az eklemeniz daha iyi olacaktır. Benim aktardan aldığım yağ yakmıyor, bu nedenle bir kahve kaşığı ekliyorum.

Karışımı hazırladıktan sonra bacak, kalça, karın ve kollarınıza hızlı hızlı masaj yaparak sürün. Dairesel hareketlerle masaj yapıp, minik minik çimdik atıp hafifçe derinizi tokatlayabilirsiniz. Amacımız bölgeyi kızıştırıp hızlandırmak, derinizin hafifçe kızarmasında sakınca yok ama çok da abartmayın tabi ki :)

Streç film ile sarıp 45dk kadar bekleyeceğiz. Bu sürede egzersiz yapmanız daha etkili olacaktır, önemli olan vücudun yağı emip terleyerek tekrar atması. Yürüyüş yapabilirsiniz, ben karın-kalça egzersizleri, pilates veya cardio yapıyorum. Spor yapmayacaksanız da bu karışımı uygulayabilrsiniz etkisini yine de hissedeceksiniz.

Streç filmi çıkarınca terlediğinizi göreceksiniz. Duşa girip kese yaparak, yine masajla direk bölgeye su tutarak yıkayın.

Ender Saraç'ın bu tarifi verdiği Doktorum programındaki bölümün videosunu buradan izleyebilirsiniz:
http://www.youtube.com/watch?v=1nEdfDqS0pk&feature=em-upload_owner

Ender Saraç biraz daha farklı bir tarifi selülit için kendi programında da anlattı. Miktarlar biraz farklı ve acı biber yağı yok bu sefer.
Bu videoya da aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
http://www.youtube.com/watch?v=JaFz953AtcE

Ebru Şallı da sadece biberiye ve portakal yağı kullanarak karın yağlarını yakmaya yardımcı bir karışım tarifi vermişti. Dilerseniz daha basit olarak onu da uygulayabilirsiniz, blogumda o da var :)







1 tatlı kaşığı biberiye yağı
1 tatlı kaşığı portakal yağı

İki yağı karıştırıp dairesel hareketlerle masaj yaparak karnınıza sürün. Streç film ile sarıp 30dk. bekleyin.

Ebru Şallı dışarı çıkarken veya iş yerinde de yapılabileceğini söylüyor ancak streç film ile sarınca benim karnım terliyor ve çıkardıktan sonra yıkamam gerekiyor. İlk olarak evdeyken deneyip rahat ederseniz dışarı çıkarken de uygulayabilirsiniz.
2 tatlı kaşığı yeşil çay
1 tatlı kaşığı mate
1 tatlı kaşığı funda
Bir tutam kekik
Bir tutam biberiye

Tüm bitkileri demliğe koyup üzerine 1 lt kaynamış suya ekleyerek 10dk demleyin.
Ben yeşil çayı en üstte kalması için en son koyuyorum çünkü demliğimin süzgeci çok geniş değil, yeşil çay yaprakları da demlenirken açıldığı için dipte kalınca sıkışıyor. Üstte olunca tamamen açılmış ve güzel demlenmiş oluyor.

Gün içinde özellikle yemeklerden yarım saat sonra içebilirsiniz. Tatlandırmak için limon sıkabilir veya bir çay kaşığı bal ekleyebilirsiniz.

Mate ve yeşil çayın çok düz bir tadı var. Kekik ve biberiye ise keskin bir tat veriyor. Eğer bu keskin tadı seviyorsanız bunları biraz daha fazla ekleyebilirsiniz.

Ben ayrıca demliğin içine limon, mandalina, portakal veya greyfurt kabukları da ekliyorum, tadını böyle daha çok seviyorum. Sıcak içilmesi tavsiye ediliyor ancak ben biraz soğuduktan sonra mataranın içine dolduruyorum. Gün içinde tüketiyorum, dışarı çıksam bile yanıma alıyorum.